Hakkımda

Hakkımda

Her Çocuğa Özel, Bütüncül Ergoterapi Yaklaşımı

Ben Hasan Demir, Medipol Üniversitesi Ergoterapi bölümünden mezun bir ergoterapistim. Mesleki yolculuğum boyunca ergoterapiyi; çocuğun yalnızca belirli becerilerini değil, günlük yaşam içindeki bütün işlevselliğini destekleyen, bütüncül ve anlamlı bir süreç olarak ele aldım. Her çocuğun gelişim yolunun kendine özgü olduğuna inanıyor, terapi sürecini çocuğun bireysel ihtiyaçlarına ve ailesinin yaşam dinamiklerine göre planlıyorum.

Eğitim sürecim ve sonrasında; çocuklara yönelik danışmanlık merkezlerinde ve gelişim odaklı terapi ortamlarında aktif olarak çalıştım. Bu süreçte özellikle duyusal bütünleme, duyusal regülasyon, motor planlama, beden farkındalığı, ince ve kaba motor beceriler, oyun becerileri, günlük yaşam aktiviteleri ve beslenme alanındaki zorluklar üzerine yoğunlaştım. Farklı gelişim profillerine sahip çocuklarla birebir çalışmak, her çocuğa tek bir kalıptan değil; kendi ihtiyaçları, güçlü yönleri ve düzenlenme kapasitesi doğrultusunda yaklaşmanın önemini mesleki bakışımın merkezine yerleştirdi.

Biz Kimiz

Çocukları ve Aileleri Birlikte Destekliyoruz

Ergoterapi sürecini yalnızca seanslarla sınırlı görmüyor; aileyle açık, anlaşılır ve gerçekçi bir iş birliği içinde yürütüyorum. Terapinin günlük yaşama genellenmesini önceliklendiriyorum.

Vizyonum

Çocukların bedenlerini daha iyi tanıyan, duyularını daha sağlıklı düzenleyebilen ve günlük yaşamda daha bağımsız bireyler olmalarını desteklemek.

Misyonum

Bilimsel, etik ve güvenli ergoterapi anlayışıyla; her çocuğun kendi hızında ve potansiyeline uygun şekilde ilerlemesine eşlik etmek ve aileyi sürecin aktif bir parçası haline getirmek.

Çalışma Yaklaşımım

Bilimsel, Aile Odaklı ve Bütüncül Bir Ergoterapi Süreci

Çalışmalarımda bilimsel temelli yaklaşımları esas alıyorum. Ayres Duyu Bütünleme yaklaşımıyla duyusal süreçleri desteklerken, DIR/Floortime (201) modeli doğrultusunda çocuğun duygusal regülasyonunu ve ilişki becerilerini merkeze alıyorum. Ayrıca SOS Beslenme Terapisi yaklaşımı kapsamında beslenmeyi duyusal, motor ve duygusal boyutlarıyla birlikte ele alıyorum.

Ergoterapiyi yalnızca seansla sınırlı görmem; aileyi sürecin aktif bir parçası haline getirerek kazanımların günlük yaşama taşınmasını hedeflerim. Amacım, her çocuğun kendi potansiyeli doğrultusunda güvenli, etik ve bilimsel bir çerçevede ilerlemesine destek olmaktır.